ABD Türkiye’de ‘şeriat’ istiyor!

Afganistan meselesi unutulmadan, bir şeyler yazalım istedim. Afganistan çok stratejik bir ülke, hem coğrafi, hem siyasal ve hem de kaynaklar açısından. Batı’nın en büyük, uyuşturucu üretim merkezi aynı zamanda.

ABD Türkiye’de ‘şeriat’ istiyor!
Yusuf Karaca

ABD Türkiye’de ‘şeriat’ istiyor!

Burada üretilen uyuşturucunun ABD’ye nakli, ancak işgal altında olmasıyla mümkün.

Ve ABD çekildi!

Yerine kimi bıraktı?

Taliban’ı ve Türkiye’yi!

Taliban ile Türkiye ya çatışacak, ya da anlaşacak. Türkiye’ye Afgan akınına bakacak olursak eğer, AKP, Taliban ile anlaşmış görünüyor. Türkiye’ye gelenler Afgan Türkleri değil mesela, Peştunlar. Taliban’ın Peştun’lardan oluştuğunu da ifade edersek eğer, mesele anlaşılmış olur.

Afganistan CB “10 milyon Afganlı ülkeyi terk etmek istiyor” diye açıklama yaptı. Bu aslında Afganistan bölünüyor demektir. Büyük Ortadoğu Projesi’nin ilk adımı Afganistan’ı işgal olarak başlamıştı, hatırlarsanız.

Emperyalist akıl, o kadar milimetrik hesaplarla yürümeye devam ediyor ki, aklınız şaşar. “ABD Afganistan’ı terk etti” demek de hatalı olur. ABD gittiği yeri terk etmez, eğer ederse yerine kendini temsil edecek güç veya kukla bırakmıştır.

Irak’ı terk etti mi mesela?

Hayır.

Görünüşte terk etti ama gitti Suriye’ye yerleşti. Afganistan’da halen 18 bin ABD’li var. Şimdi asıl bizi ilgilendiren kısmını konuşalım:

BOP’un gereği olarak Türkiye’de istedikleri Alevi-Sünni çatışmasını da çıkaramadılar, Kürt-Türk çatışmasını da. Suriyeliler ’i Türkiye içine soktular. Birden bire IŞİD, yok olmadı ya bölgede. İşte bu Suriyeliler içinde uzmanların tahminlerine göre 200 bin IŞİD üyesi var.

Türkiye’den de, Suriye’ye giden IŞİD üyeleri olmuştu.

Ne oldu, bunları hiç konuşan var mı?

Kaçı döndü, kaçı öldü, konuşan yok!

Bunlar az gelmiş olacak ki, ABD yerine, Türkiye’yi Afganistan’da bırakarak, AKP’nin Taliban ile anlaşmasını ve bu anlaşmanın sonucu olarak da, Peştun’ların Türkiye’ye naklini öngördü. Kayıp silahlar konusunu da ekleyin bu işe!

Olmaz olmaz demeyin!

Kayıp silahların(varsa tabi) gizli bir el tarafından Taliban-IŞİD karışımı gruplara verilebileceğini düşünün. Bu gelen Afganlılar “Muhacir-Ensar” edebiyatı ile bir takım yurtlara yerleştirilirse şayet, yandı gülüm keten helva…

Neyse benimkisi sadece kurgu diyelim!

İşin kurgu(!) kısmını bir kenara bırakıp, Büyük İsrail-BOP konusuna dönersek eğer;

ABD, Irak’ta sözde Kürt devletinin tüm alt yapısını tamamladığı halde, hatta Barzani bunu ilan ettiği halde, neden tanımadı?

Çünkü işin Suriye ayağı hazır değildi. Şimdi Suriye ayağı da tamam. Kuzey Suriye’de var olan silahlar, bölge devletlerin ellerinde yok.

Peki neyi bekliyor?

İşin, Türkiye ayağını bekliyor.Dolayısıyla Türkiye’nin karışmasını bekliyor. Şam yönetimi Suriyelileri davet ediyor ama AKP yönetimi Suriyelileri göndermiyor niçin sizce?

Çünkü “AKP bir projedir ve BOP’tan görevleri var”, bu söz benim değil. AKP genel başkanı “Türkiye’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nde üstlendiği ‘görevler’ var” demişti, hatırlayın.

İşte bu ‘görevin’ gereği olarak, Suriyelilerin Türkiye’de kalmaları gerekiyor. Bayram tatilini Suriye’de geçirdiklerine göre Suriye onlar için güvenli. Eğer Suriye’ye giderlerse ABD’nin “Kuzey Suriye” oluşumu çöker. Ayrıca o Suriyeliler Türkiye’de tutuşturulacak bir iç savaş ateşinde,odun çırası vazifesi görecekler.

Bir de Türkiye’nin kendi içinde “odunlar” var. Afganistan’dan getirilen “odunları” da ekleyin, hepsi tutuşturucu, söz konusu ‘Nemrut Ateşi’ için.

ABD’yi hafife almayın!

Hele de, “ölmeden sözde Kürt devletini görmek isteyen” Biden’ı hiç hafife almayın. Bu adam Türkiye’yi bölmeden ölmeyecek.

Adamlar Kuran’ı önlerine alıyorlar bütün bir Müslüman coğrafyada kendi “Müslümanlarını” yetiştiriyorlar. “Cihat” kavramını alıp, kendi “mücahitlerini” yetiştirdiler. Yıllarca zihinleri meşgul eden ‘Afgan Mücahitleri’nin”, “Amerikan Mücahitleri” olduklarını, anca anladık!

İşgal ettikleri veya sömürdükleri bölgelerde sadece kaynakları değil, insanları da ele geçiriyorlar. Türkiye’de kadın kıyafeti üzerinden kavga çıkarıp başımıza “çuval” geçirdiklerini bile hala anlamış değiliz.

Neyse!

ABD eski dış işler bakanı Rice, BOP’u, “22 İslam ülkesinin rejimleri ve haritaları değişecek” şeklinde açıklamıştı. Türkiye’de, halkın oylarıyla rejim değişti(CB hükümet sistemi). Haritanın değişmesi, iç savaş olmadan olmuyor.

İç savaş için de mülteci akını gerekiyor. Yetmedi yoksulluk gerekiyor, yetmedi nefretle ayrılıkların kaşınması gerekiyor. Hatta “açılımlar” gerekiyor. “Türk milleti yeri geldiğinde düşmanları affetmesini ve yeni ittifaklar kurmasını bilir” cümlesi ile ne demek isteniyor, anlarız yakında.

Bölünmemiz için ABD, Türkiye’de ‘şeriat’ bile istiyor!

Haydar Baş’ı dinlemeliydin Türkiye!

Seni kurtaracak Hızır’ı, kaçırdın!

Bayramda içinizi karartmak istemezdim ama gerçekler böyle, yapabilirseniz, iyi bayramlar!