Bir anlayan varsa beri gelsin

Zaman okyanusunda yol alan bir gemide yolcuyuz, rivayet ve iddia o ki aynı geminin yolcularıyız ama şartlarımız aynı değil, gemideki her çeşit imkanların ve kaynakların paylaşımında aynı ve eşit değiliz.

Bir anlayan varsa beri gelsin
Aziz Karaca

Bir anlayan varsa beri gelsin

Aynı gemide yol alıyoruz ama bu yolculuk kimileri için 'felekten bir ömür çalma' tarzında ve ayrıcalığında sürerken, büyük çoğunluk için de çile, meşakkat, darlık ve sıkıntı içinde devam ediyor.

Geminin üst katlarında, üst katmanlarında yolculuk edenler "yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında" şeklinde bolluk içinde iken, yolcuların büyük çoğunluğu günlük gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorlar.

Külfetlerin paylaşımında büyük çoğunluk en ön safta ama nimetlerin paylaşımında, hatırlanmaları bile külfet sayılıyor.

Nimetlerden yararlanma söz konusu olduğunda "bakın bizler de buradayız, dağıtılan paylarda hem emeğimiz hem de hakkımız var" demelerine bile tahammül edilmiyor.

Aynı gemide yolculuk yaptıkları söylenenlerin büyük çoğunluğu için bu yolculuk adeta sırtında ağır yükler olduğu halde karlı dağları aşmak, çöllerde dolaşmak kadar zor iken bir avuç mutlu azınlık için zevk u sefa sürmek anlamına geliyor.

Aynı gemide yol almaya devam ediyoruz ama herhangi bir tehlike anında, fırtınaya tutulup dev dalgalarla mücadeleye mecbur kaldığımız zamanlarda bile üst katlarda oturanlar aynı endişeyi, aynı telaşı ve aynı tedirginliği paylaşmıyorlar.

Büyük çoğunluk can derdinde iken, gemi batarsa hep beraber batarız telaşında iken, can havliyle koşuşturup dururlarken, üst kattakiler "dünya yansa bir bağ otu yanmaz" umursamazlığında konforlu hayatlarına devam ediyorlar.

"Anlayan varsa beri gelsin" dediğimiz tuhaflık ise şurada; bazı kesimler, bazı meslek gurupları, bazı basın-yayın organları bu büyük çoğunluğun içinde, yani mağdurların arasında oldukları halde, üstekileri, üst kattakileri savunmaları, sürekli onlara hak vermeleridir.

Her fırsatta açıktan söyledikleri, hal ve hareketleriyle sürekli ima ettikleri mesele şu; zevk ve sefa içinde yaşamak onların hakkıdır, nimetler içinde yüzmek onların hakkıdır, hasılanın ve kaynakların çoğu onların hakkıdır.

Gerçekten anlayan varsa beri gelsin.

Aynı gemide yol aldığımız halde bazılarının, bu bir avuç mutlu azınlığın, ayrıcalıkları, üstünlükleri, her çeşit paylaşımda büyük dilimlere konmaları vaziyeti acaba doğuştan mı geliyor?

Anlayan varsa beri gelsin.