Bugün ne anlarız?

"İNSANLARA EZİYET VEREN BİR ŞEY GÖRÜRSENİZ;ONU ELİNİZLE DÜZELTİN.ELİNİZLE DÜZELTMEYE GÜCÜNÜZ YETMEZSE DİLİNİZLE DÜZELTİN,ONA DA GÜCÜNÜZ YETMEZSE KALBEN BUĞZ EDİN,ANCAK BU İMANIN EN ZAYIF NOKTASIDIR.

(ALEMLERE RAHMET HZ.MUHAMMED S.A.A.)"

Bugün ne anlarız?
Ayhan Kul

Bugün ne anlarız?

Şimdi bu nereden çıktı diyenler olabilir, anlatayım;

Ancak olaya farklı ve güncel olarak bakmamız lazım, yani olaya Cami de vaaz verenlerin gözünden değil, memlekette bu gün yaşananlara muhatap olan bir vatandaş olarak bakacağım.

En başta ne deniliyor?

ELİNİZLE DÜZELTİN:

Dün bir kaç arkadaşla telefonla görüştüm, işten çıkarılmışlar, evli ve çocukları var, gerisini söylemeye ne hacet, bu durum yani İŞSİZLİK insanlara eziyet veren bir durum mu? el cevap: EVET.

Ne yapacaktık? elimizle düzeltecektik.

Demokratik Parlementer sistemle! idare edilen Ülkemiz'de

Elimizle düzeltmek için (İşsizliği önlemek için)kanun yapmamız lazım, onun için de iktidarda olmak lazım, halk bize bu imkanı vermediğine göre, elle düzeltme sorumluluğumuz yoktur.

Sonra, DİLİNİZLE DÜZELTİN:

Dilinizle düzeltin emrini yerine getirmekle yükümlüyüz ve onu yapmaya yani olması gerekenleri, çözümleri anlatmaya gayret ediyoruz, bundan sorumluyuz.

Unutmayalım ki, sizin bir fikriniz, çözüm öneriniz varsa, bunu dünyanın neresinde olursanız olun, insanlara anlatmanın en Legal yolu, SİYASİ PARTİ kanalı ile anlatmaktır.

Denilebilir ki, Sivil toplum kuruluşları ne yapıyor? onlarda olmaz mı?

Onlarda sadece anlatırsınız, seçimlere Siyasi Partiler girdiği için iktidar olduklarında Kanun çıkarma hakları oluyor.

İşte;Elle düzeltme noktasına gelmek için demokratik parlementer sistemde seçilmiş olmak gerekiyor, onun için de Rahmetli Hocamız Prof.Dr.Haydar Baş bey,Bağımsız Türkiye Partisi adında parti kurdu ve tüm seçimlere de girdi, Milli Ekonomi Modeli'ni yazdı, dünyanın önüne koydu, Parti proğramına alan da sadece BTP oldu.

Sonra,KALBEN BUĞZ ETMEK:

Kalben buğz etmek, yani o yanlışa düşmemek, uzak olmak için ne deniliyor? İmanın en zayıf noktasıdır!

Zaten vatandaş'da bunu yapıyor, hiç bir sorumluluk almıyor, çözüme yanaşmıyor, ben çözerim diyerek çözümü anlatanlara gülüyor, hatta onları eleştiriyor, ondan sonra da bulunduğu her ortamda veya sosyal medya da küfürler, ağır ifadeler, beddualar...

Hayır, "çözüme yardımcı olmayanın sorunlardan şikayet hakkı olamaz" Önce tedbir sonra tevekkül denilmiştir.

Bu hadis-i şeriften başka bir ders daha çıkartabiliriz günümüz için:

Ne kadar Tarım arazisi ve Orman varsa yok edilip, her taraf beton, asfalt kaplanırken, ses çıkarma ,sonra yağmur yağmıyor, kuraklık var diye yağmur duasına çık. Yağmur duası vardır, ancak önce yağmurun yağmasını engelleyen sebepleri ortadan kaldıracaksın.

Yağmur yağınca da her taraf sele suya gidiyor, şikayetler...

Ez Cümle: Hayatın her alanında uymamız gerekeni buyurmuş Hz.Peygamber s.a.a.

Olaylara ibret gözüyle bakmayı, anlamayı ve çözüme yardımcı olmayı Cenab-ı Hak hepimize nasip etsin diyorum.

Saygılarımla.

Ayhan Kul

Diğer Yazılar