Ehli Beyt’te Buluşalım

Merhum Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız 11.09.2017 tarihli Gadir-i Hum Bayram yazısında şöyle anlatıyor:

Ehli Beyt’te Buluşalım
Yakup Şenel

Ehli Beyt’te Buluşalım


“Resulullah (sav) Veda Haccı'ndan dönerken öğle vaktinin sıcağında Gadir-i Hum denen yerde durdu.
Büyük gölgelikler kurulmasını emretti. Gölgelikler kurulduktan sonra, herkesin cemaat namazı için toplanmasını buyurdu. Cemaat namazı için toplandık.
Allah Resulü (sav) bizlere bir hutbe okuyarak şöyle buyurdu: ‘Allah-u Teala bana şu ayeti nazil etti;
Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et.
Eğer bunu yapmazsan peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır.' (Maide, 67)
Cebrail, bana burada Rabbimin şu emrini bütün herkese iletmemi emrettiğini bildirdi: 'Ali b. Ebu Talib benim kardeşim, vasim ve halifem, benden sonra İmamdır.'
Ben de size tebliğ ediyorum.
'Ben her kimin mevlası isem, bu Ali (as) de onun mevlasıdır.
Bu Allah tarafından bana bildirilmiştir.’
Maide 67. ayeti nazil olmasından sonra irad edilen bu hutbe göstermektedir ki,
Hz. Ali'nin halife oluşu bizzat Allah'ın emri iledir.
Bu hutbenin altı yerinde imamlığın Hz. Ali'nin olduğu belirtilmiştir.
1. ‘Ali b. Talib, benim kardeşimdir, vasimdir, halifemdir ve benden sonraki halifemdir.’
2. ‘Allah Resulünün (sav) halifesi odur. Müminlerin emiri odur.
Allah tarafından tayin edilen hidayet imamı odur.’
3. ‘Ey insanlar! Bu Ali'dir! O benim kardeşimdir, vasim, ilmimi toplayan ve ümmetim arasında iman eden kimseler üzerindeki halifemdir.’
4. ‘Ey insanlar! Ben hilafet emrini kıyamet gününe kadar imamet veraseti olarak neslime emanet ediyorum.’
5. ‘Ali, Allah tarafından tayin edilen imamdır.’
6. ‘Benden sonra Ali, Allah'ın emri ile sizin veliniz ve imamınızdır.’
‘İmamet makamı ondan sonra da Allah ve Resulü ile görüşeceğiniz güne kadar onun evlatlarından olan benim neslimin hakkıdır.’ Hz. Ali'nin imamet ilanından sonra henüz insanlar dağılmadan Maide 3. ayeti nazil oldu:
‘Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetlerimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı seçtim.’
Yani İmam Ali'nin halife ilanı ile din kemale ermiştir. Resulullah (sa.),
‘Allahu Ekber! Din kemale erdirildi.’ “

Gelin Maide Suresinin 67. ayetini inceliyelim;
‘Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et.
Eğer bunu yapmazsan  peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun. Allah seni insanlardan koruyacaktır.'

Şayet Gadir-i Hum hadisesi bir yalan ise,
Peygamber efendimiz Allah’ın emrini yerine getirmemişse, o halde peygamberliğini tebliğ etmemiş olur değil mi?

Böylelikle Allah (c.c) tarafından seçilen ve Hz. Muhammed (sa.) tarafından ilan edilen ilk halife Ebu Talib’in oğlu Hz. Ali olduğuna iman edeceğiz.

Eğer biz Hz. Muhammed’in (sa.) peygamberliğine iman ediyor isek,
İmam Ali’nin ilk halife oluşunada iman etmek zorundayız.

Kalbimizle adım adım kabul edip inanırsak ancak Ehli Beyt’te buluşmak mümkün olur.
Bu bizim kurtuluşumuz olur. Aksi takdirde her türlü inkâr etmiş oluruz.

Zaten İslam aleminin Ehli-Beyt’te buluşmaktan başka şansıda yoktur.
Allah’ın tecellisi, rahmeti ve bereketi oradadır.

Allah (c.c) bizleri Ehli Beyt’te buluşmayı ve mezhep kavgaların biran önce bitmesini nasip eylesin.

Saygı değer Üstadımın yazısıyla başlayıp ve yine onun yazdığı gençler hitabesindeki çağrıyla bitirmek istiyorum:
"Hakk'a koşun, Hakk'la olun, haklı ile olun, haklı olun, hepiniz Hakk'a emanet olun".

Diğer Yazılar