Küller kile dönmüş üflemek yetmiyor

Gizlenmiş hakikatlerin üzerinden asırlar geçip nice nesiller değişince, hakikatleri örten küller kile dönüşünce, hatta bir çeşit taş olunca artık üflemek yetmiyor belki ciddi kazı çalışmaları yapmak gerekiyor.

Küller kile dönmüş üflemek yetmiyor
Aziz Karaca

Küller kile dönmüş üflemek yetmiyor

Zilhiccenin, yani kameri takvimin son ayını bitirmek üzere olduğumuz şu günler, son elçi son Peygamber Hz. Muhammed aleyhisselamın ilk ve son haccından dönerken Mekke ile Medine arasında, 'Gadir-i Hum' denilen yerde sayıları yüz bini aşan sahabe topluluğuna hitaben uzunca bir hutbe irad ettiği gerçeğinin yıldönümü.

Bu vesile ile geçtiğimiz günlerde bu gazetenin sayfalarında konu ile ilgili her biri emek mahsulü, çok ciddi makaleler okuduk, arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz.

Prof. Dr. Haydar Baş Beyin, asırların ardından, adeta kazı çalışmaları yaparak, dişi ile tırnağı ile Ferhat gibi dağları devirerek ortaya çıkardığı, gündeme taşıdığı 'Gadir-i Hum' hutbesinden kitleler yavaş yavaş haberdar olmaya başladılar.

Hakikatleri örten küller zaman içinde kile, hatta granite dönüşünce sadece üflemek yetmiyor, ciddi ciddi kazı çalışmalarına girmek gerekiyor.

İslam ülkeleri hakkında yüz yıllık, iki yüz yıllık planlar yapan şer şebekeleri, eğitim-öğretim müfredatlarına müdahil olarak, gelecek yıllarda, belki yüz yıllarda bu coğrafyada çıkaracakları kavgalara, kargaşalara ve çatışmalara zemin  oluşturacak sahte ve yanlış bilgileri genç nesillerin zihinlerine zerk etmişler ve ediyorlar.

Orta öğretimde olsun yüksek öğretimde olsun söz konusu müdahalelerin son yıllarda artarak devam ettiğini konunun uzmanlarından üzüntü ile öğreniyoruz.

Bilmem kaç kuşak İmam-Hatiplinin okudukları Arapça okuma parçaları içinde nice eften-püften hikayeler yer aldığı halde, bizzat İslam Peygamberinin vefatına yakın mübarek ağzından dökülen 'Gadir-i Hum' hutbesinden bir paragraf, iki paragraf olsun yer almamış olmasının başka bir izahı yoktur.

Kimden neyi saklıyorsunuz?

Bu milletin yetişmekte olan çocuklarından, iman ettikleri peygamberin mübarek sözlerini hangi hakla kimler saklamıştır ve halen de saklamaktadır.

Erken dönemlerde yüzlerce İslam aliminin eserlerinde çok önemli yer tutan, müstakil eserler yazılan bu konu daha sonraki devirlerde eğitim-öğretim müfredatından neden ve kimler tarafından çıkarılmıştır?

Bugünün gençleri yarının yöneticileri olarak iş başına gelecek ve şimdikilerin yaptıkları gibi hata üstüne hata yapacaklar ve ağır faturaları da yine dönüp bu çilekeş millete ödeteceklerdir.

Zaman içinde kile dönen, granite dönen bu külleri üflemek, hatta kazımak işini Haydar Hoca ve kadrosu, hiçbir kınayıcının kınamasından çekinmeden başlatmışlardır ve bu çok önemli kazı çalışmaları her devirde devam etmelidir.